Ruhun İradesini Aşkla Mühürlemek
Geçen kışın ayazında, Mardin’in dar ve taş sokaklarından biri ruhu darmadağın birini getirdi kapıma. Gözlerindeki o derin boşluğu, derman arayan o sessiz haykırışı unutmak mümkün değil… Elimdeki bin yıllık Süryanice el yazmasının sayfalarını çevirirken, safranın ve eskitilmiş cildin kokusu odayı kapladı. O an anladım; bu sadece bir kavuşma arzusu değil, iki ruhun ebediyen birbirine düğümlenme ihtiyacıydı. Bağlama ritüeli denince akla gelen o kaba saba tarifleri bir kenara bırakın. Bizim ilmimizde bu, gökyüzündeki yıldızların hizalanışıyla, yeryüzündeki toprağın nefesinin birleşmesidir.
Ritüelin Esrarı ve Kadim Kelamların Gücü
Bağlama ritüeli dediğimiz o mukaddes işlem, aslında ruhun diğer yarıya olan açlığını doyurma sanatıdır. Eski parşömenlerde ‘Ruhun Prangası’ değil, ‘Ruhun Sükutu’ olarak geçer bu sırlar. Ritüel esnasında kullanılan gümüş bir iğne ve boyanmamış saf ipek iplik, aslında sevgilinin kalbine giden o görünmez yolu temsil eder. Gece yarısından sonra, ayın şavkı eski taş duvarlara vurduğunda başladığım o zikirler, sadece kelimelerden ibaret değildir; onlar asırlardır yankılanan enerjinin ta kendisidir. Yanıma gelen o çaresiz dostun durumunda olduğu gibi, niyetin saflığı ritüelin ruhunu besler. Eğer niyet bulanıksa, kadim Süryani ilmi o kapıları asla açmaz.
Süryani Bilgeliğinde Sadakatin Mührü
Birini kendinize bağlamak, onun iradesini elinden almak değil, onun kalbindeki size ait olan o gizli odayı sonsuza dek kilitlemektir. O odanın anahtarı ise sadece bu kadim bilgeliğe vakıf olanların elindedir. Ritüel sırasında yakılan tütsülerin dumanı yükselirken, isimlerin ebced hesabıyla harmanlanıp gümüş levhalara kazınması rastgele bir işlem değildir. Her harf bir meleği, her sayı bir frekansı temsil eder. Ah, o gece dumanların arasından süzülen o huzur dolu sessizlik… İşte o an, bağın kurulduğunu, mühürlendiğini ve artık hiçbir fani elin bu düğümü çözemeyeceğini anladım. Sadakat, zorla elde edilen bir ganimet değil, bu kadim duaların gölgesinde yeşeren bir ömürlük bağlılıktır.
Eşim Hans ile Almanya’da yaşıyoruz, evliliğimizin sonu gelmişti, tamamen kopmuştuk. Tavsiye üzerine Anna Hoca'ya ulaştım; o kadar kısa sürede öyle bir değişim yaşattı ki eşimle aramızdaki o soğukluk tamamen eridi gitti. Uzak mesafeler bile onun gücü karşısında hiçbir engel değilmiş, resmen mucize yarattı.
Yanıtlaİsviçre'den yazıyorum, yıllardır birçok farklı uzmanla çalıştım ama hiçbiri Anna Hoca’nın seviyesine yaklaşamaz. Ermeni ilminin o derin ve köklü gücünü, işlemlere nasıl ustalıkla yansıttığına şahit olmak inanılmaz. Eğer gerçek bir çözüm arıyorsanız, boşuna vakit kaybetmeyin, en doğru ve en hızlı sonuç burada.
YanıtlaPiyasada 'hoca' olduğunu iddia eden çok kişi var ama hepsi sadece oyalıyordu. Anna Hoca ile tanışınca diğerlerinin neden onun yanına bile yanaşamadığını anladım. İşlem süreci o kadar hızlı ilerledi ki beklemediğim bir anda tüm hayatım düzene girdi. Güvenle kendinizi teslim edebilirsiniz.
YanıtlaÜzerimdeki o ağır blokajlar ve sürekli tekrarlayan şanssızlıklar Anna Hoca sayesinde tamamen kalktı. İnsanı asla yormuyor, doğrudan odaklanıyor ve sonuç odaklı çalışıyor. Ermeni kökenli bu kadim bilgiyi, modern hayatın karmaşası içinde bu kadar iyi kullanan başka bir uzman daha tanımadım, kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla